SON YAZILAR

Yazar admin 4th Mart 2010

Forex Turk

forexturk.org sitesi forex bilgilendirme sitesidir.
Bildirdiği forex sinyalleri ile forex trader kullanicilarina, çok iyi
kazançlar sağlamaktadır. Ayrıca para piyasaları, borsa, borsa nedir
en çok kazandıran kağıtlar, borsa tüyoları gibi konularda kullanıcılara yol
göstermektedir. Döviz kurları, forex sinyal programı vasıtasıyla alınan
bilgilerin güncelliği de oldukça önemlidir. Nasıl sinyal alinir, güvenilir forex
siteleri gibi forex trading kullanicilarina,
oldukça işlerine yarayacak bilgiler sunmaktadır. Alanında bir numara olan forexturk ayrıca online forex siteleri içerisinde de bir numaradır.

Yazar admin 3rd Mart 2010

Film Izleme Sitesi

Domuz gribinin de büyük bir palavra çıkmasının ardından, bunun bunalımını atamayan insanlar kendilerini film izlemeye verdi… Diye bir giriş yapsak sanırım abartmış oluruz ama özellikle kış aylarının gelmesi ve insanların evden çıkma oranının azalmasıyla mutlaka bedava film izleme sitelerine olan rağbet arttı.
İyi zaman geçirmek ve kaliteli, hatta vizyon filmleri izlemek isteyenler bu tip sitelerde soluğu almaya başladı. Tabiki bu siteler arasındaki kalite farkı da kullanıcılar için çok önemli. www.vizyonfilmizle.net sitesi işte bu büyük kalite eksikliğini, kusursuz film izlettirme anlayışıyla gidermek ve tamamen insanların isteklerine yönelik filmler ekleyerek kullanıcıları memnun etmek amacıyla kuruldu. Vakit kaybetmeden, online sinemanın en kaliteli adresini en azından bir kere olsun ziyaret etmelisiniz. Çünkü iddia ediyoruz; bu kadar kaliteli içerik hiç bir yerde görmediniz.
Sloganımız; Film izlemenin Oscar ödüllü adresi olan Vizyonfilmizle.Net sitesi sizlerin de görüşlerinizi ve film isteklerinizi değerlendirmeye hazır, sizleri bekliyor.

Yazar admin 3rd Mart 2010

Benn Sim Kartı

Hollanda vatandaslari, ülkelerinde alisik olmadiklari bir kampanyayla karsilastilar. Ben isimli telekomünikasyon

firmasi,
genellesmis bir uygulama olan sim karti cep telefonuyla beraber satma uygulamasi karsisinda, böylesi kullanici dostu bir

kampanyayla Hollanda’da
sim only furyasini baslattilar. Kampanyanin arti yönlerinden biri, satin

almadiginiz telefonun fiyati kadar, fatura bedelinden düsülmesi. Bir anlamda, satin almadiginiz telefonun fiyati kadar

bedava görüsme yapiyorsunuz. Aylik 2,5€’dan baslayan fiyatlariyla ben sim only

Only‘nin
resmi bir baglayiciligi da yok. Ay sonunda, hattinizi iptal etme hakkiniz elinizde bulunuyor. Bir gün yolunuz Holanda’ya düserse, Ben Goedkoopste sim only sayesinde 75 dakika konusma ve 75

SMS’e sadece 2,5 Euro ödeyeceksiniz. Bu uygulamayi
Türkiye ile karsilastirmak mümkün degil çünkü 2,5 Euro ile Türkiye’de 25 kontörlük, yani günümüz sartlarina göre, sebeke içi sadece 6 dakika konusabilirsiniz.

Yazar admin 3rd Mart 2010

Otel Sitesi Tanıtımı

Ülkemiz tam bir turizm cennetidir ve yaz aylarında özellikle güney bölgeleri turistlerle dolup taşar. Bugün tanıtacağımız site; İspanya, Hırvatistan, Yunanistan, Mısır, Tunus ve Türkiye’nin de listede bulunduğu bir otel karşılaştırma sitesi. Oteller hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşılmasını sağlayan bu Flemenkçe bir hotel ve tatil portalı, ağırlıklı olarak Hollanda vatandaşlarına hizmet veren bir site. Sitenin adı Vakantie; Flemenkçe’deki Vakanties Vergelijken yani Tatil Karşılaştırma kelime grubunun kısaltılmış halidir. Örnegin Delphin Diva Premiere, Fuga Fine Times ve Grand Seker Side gibi harika otellerin tanitimi var. Site ziyaretciler icin ayni zamanda tatil ve ozellikle oteller hakkinda bigli paylasma imkanini sunuyor. Bunun yaninda tatil esnasinda cektiginiz fotograflarinizi da internet halkiyla paylasabilirsiniz.

Yazar admin 3rd Mart 2010

Lida İle Kilo Vermek

Lida zayıflama kapsülü kullanmadan sağlıksız ve  aceleci şekilde yemek yiyip beslenmelerine dikkat etmeyenlerin aslında çareyi sağda solda tedirgin olarak aradıkları biliniyor. Aslında bu arayış da sağlığınızın her alanında devam etmekte. Hiç bir sağlık sorununuz olmasa bile, kişiler bilgi almak amaçlı bile internette sağlık ile ilgili web sitelerinde derin araştırmalar yapıyor. İnternette yapılan araştırmalar ise sadece bilgi edinmek amacı gütmesi koşuluyla yapılması gerekmekte. Karın ağrınız veya kilo vermek için yaptığınız araştırmalar, size hastalığınızı teşhis etmekte asla yardımcı olmayacak, kilo almanıza sebep olabilen onlarca neden ile tanışacaksınız, siz bunların hangilerinden etkilenerek kilo aldığınızı veya kilo veremediğinizi uzman hekimler gözetiminde öğrenmelisiniz. Tedavi amaçlı uygulamalarda kesinlikle bilinçsiz hareket edilmemelidir,

Unutmayın ki internette kimse sizi muayene edemez ve reçete yazarak ilaç veremez, ancak sadece ve sadece bilgi edinmek amaçlı kullanılabilir, gene de kesin bir kanıya varmak için uzman hekimler tarafından muayene edilmek gerekir. Lida ile Kilo verme konusunda da araştırmalar hız kesmeden devam etmektedir. Bu bilgilerin içerisinde çok belli bir takım araştırmalar incelenebilir fakat uygulama aşamasına gelindiğinde asla çok doğru olmayacaktır. Suyun sağlığımız üzerindeki önemi ise, ideal su tüketimi ile kilo vermek üzerine etkisi ideal su tüketim miktarı size zayıflama konusunda ve de hayatımızın her döneminde mükemmel yardımcı olacaktır.

Daha detaylı bilgi için: http://www.lidaweb.com/ adresini ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.

Yazar admin 3rd Mart 2010

Kalp Masajı Yapımı!

* Lütfen yapılması gerekenlerin sıralarını karıştırmayın. :)

Kalp Masajı Nedir

Duran bir kalbe suni olarak basınç yapı­larak, içinde kalan kan dışarıya atılabilir. Gerçekten de kalp, göğüs kafesi içinde, ya­nında akciğerler, önünde göğüs kemiği, ar­kasında da belkemiği bulunan bir konumda­dır.

Kalp masajı uygulaması, Göğüs kemiğine dikey bir basınç uygula­nırsa, kalp sıkıştırılmış olur ve karıncıklarda bulunan kan, akciğer damarına doğru sürü­lür. Akciğerlere vardıktan sonra da büyük atardamarla bütün organlara, özellikle de be­yine pompalanır.
Basınç kaldırılınca, kalp başlangıçtaki şeklini almak için, yeniden kanla dolar. Uyul­ması gereken ritm, üç saniyede yaklaşık beş kez basınç-bırakmadır.

Yapılması gereken

• Çok acele tıbbi yardım isteyin.
• Hızla nabzın atıp atmadığını ve gözbe­beklerinin çok büyüyüp büyümediğini kontrol edin.
• Solunum yollarını açın
• Hastayı sert bir zemin üzerine yatırın (çünkü göğüs kemiği üzerine yapacağı­nız basınç, ancak somya yayları gibi ne­denle etkisiz hale gelebilir).
• Eğitilmiş ve uzman bir ilkyardıma de­ğilseniz, hayat busesini deneyin Kalp tamamen durmuşsa, oksijenin durumu düzeltmesi mümkündür.

Bilgili ilkyardımcılar için (Suni solunum ve kalp masajı)

Hayat busesiyle havalandırma sağlandık­tan sonra, aşağıda gösterilen teknikle masaja başlayın (bir hayat öpücüğünden sonra, beş masaj).

• Önce masaj yapacağınız yer olan göğüs kemiğinin yerini saptayın: Gerçekten de yer doğru saptanmazsa, ciddi zedelen­meler olabilir (kaburga kemiklerinin kırıl­ması, vb.).

• Hastayı sırt üstü, sert bir zemine yatı­rın. Kolları vücuduna yapıştırın.Kotların­dan birinin yanına diz çökün.

Bir elin parmakları göğüs kemiğinin bir kenarına, diğer elin parmakları da alt kenarına konur. Başparmağınızın yardı­mıyla göğüs kemiği boyunca üçte birlik oranda bölgeyi saptayın (insanoğlunda genelde meme uçları hizasındadır).
Ellerinizden birinin içini göğüs kemi­ğinin üzerine dikey koyun. Diğer el, des­tek olarak ilkinin üzerine dayanır.

Basınç, kollar gerili olarak, dikleme­sine ve bir hamlede yapılmalıdır. Yine ay­nı şekilde, birden kaldırılmalıdır. Basınç, göğüs kemiğini 3-5 cm. çökertecek güç­te olmalıdır.

• Dikkati Önemli, fakat uyulması güç iki nokta vardır: Basınç kesinlikle dikey ola­rak yapılmalı, sarfedilen güç de, ne çok, ne zayıf olmalıdır.
Bir kurtarıcı daha olursa, bilek ya da uyluk kemiğinden nabız ölçülerek, masa­jın “etkenliği” denetlenebilir

Doktorların yapacakları

Kalp sektesi halinde gelen doktorlar ekibi, ilk-yardımcıların yerini alıp, taşınabilir tıp aygıtlarını yerleştirerek, daha olay yerinde reanimasyon faa­liyetine girişebilir.

Doktorlar elbette başlatılan kalp masajını sürdürecek, fakat bir yandan da önce maskeyle hastaya saf oksijen vermeyi deneyeceklerdir. Daha sonra gırtlağa bir tüp sokup, otomatik respiratöre bağlayacaklardır. Aynı zamanda asitleşmeye karşı ve ilaçların etkisini sağlamak için bir damara da serum verebilirler. Hasta ayrıca monitöre bağlanıp, kalpte elektrik faaliyetinin başlayıp başlamadığı, normale dönüp dönmediği, elektrokardiyoskoptan gözlenir. Durum iyice kontrol altına alındıktan sonradır ki, hasta, hastaneye gönderilmek üzere cankurtarana taşınır ve bu arada tedavi ve kontrol, aralıksız sürdürülür.

* Göründüğü gibi çok basit, bir hayat kurtarabilirsiniz. ;)

Yazar admin 3rd Mart 2010

Domuz Gribi

Hepimizin bildiği gibi Meksika ‘da fitillenen bu Domuz Gribi hastalığı ülkemizde de büyük yankılar yaptı. Ama önce düşünmek lazım, nasıl çıktı bu Domuz Gribi hastalığı? Benim düşüncemi sorar iseniz, böyle bir bilimsel hastalık yok!

Eee nerden çıktı o zaman bu Domuz Gribi?

- Bir takım paranın kölesi olan insanlar, böyle bir hastalık üreterek aşı satmayı planladı. Fakat umdukları gibi olmadı… Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktı ve çıktı. Fakat olan ülkemizin ve diğer ülkelerin can kaybına oldu. Halk arasında çok büyütülen hatta medyanında büyütülmesine destek verdiği bu Domuz Gribi denen hastalık aslında normal gripten bile zararsızdı.

Yazar admin 3rd Mart 2010

Tıp ‘ın sembolü neden yılan?

Tıbbın sembolü neden yılan?

Sıcaklar beyninizi yumuşatmışken kalkıp da derin konularda ahkam kesmek yakışık almaz diye düşündük ve bu haftayı sabun köpüğü bir konuya ayırdık. Dikkatinizi çekmiştir veya çekmemiştir bilemiyoruz ama her nevi sağlık kuruluşunun ambleminin bir köşesinde yılan resmi olur. Bu tahmin edersiniz ki doktorları sembolize eden basit bir resim değil pek felsefi anlamlar taşıyan bir öyküdür.


Malum ‘yılan’, çok eski çağlardan beri korkulan, merak edilen ve saygı duyulan bir canlı olmuş, kutsal olduğu inancı bir çok söylenceye kaynak oluşturmuştur.

Elleri ve ayakları olmamasına rağmen çok hızlı hareket edebilir, birden ortaya çıkıp birden gözden kaybolabilir, toprağın altında, üstünde ve hatta suda bile yaşayabilir. En önemlisi de öldürücüdür.
Gördüğünüz gibi bu tanımlama bile bir doktoru ne güzel simgeliyor aslında.

Üstelik şu son ekonomik krizden sonra yılan gibi sürüngenler, toprağın altında, üstünde ve hatta yemek yemeden yaşayabilir hale gelen tüm vatandaşlarımızın sembolü olarak bile kabul edilebilirler aslında.

Neyse yaramızı deşmeyelim ve her zaman olduğu gibi konumuzun tarihçesinden başlayalım anlatmaya.

Hayvan öğesi bildiğiniz gibi pek çok mitolojinin temeli olmuştur hep. Anadolu mitolojisinde kartal göklerin, yılan yerlerin yaratıcısı konumundadır.

Tıbbın gelişimi her zaman toplumsal koşullara bağlı kalmış, eskiçağların felsefeleriyle birlikte; içgüdüler, dinsel inanışlar, gizemcilik sağlık bilimlerinin gelişmesinde etkili olmuşlardır.

Hastalık kötülük ve ceza demekti. Kötülükler yeraltından gelirdi; yılan da yeraltında yaşamaktaydı. Yılan aynı zamanda gücü, kudreti ve koruyuculuğu simgelemekteydi. Öldürücü olması ona karşı korkuyla karışık bir saygı duyulmasına neden olmuştu.

Toprağın altında yaşayan yılan, toprağın sembolü olarak da kullanılmıştı. Toprak insanları beslemekte, hastaları iyileştiren bitki ve ağaçların yetişmesine olanak vermekteydi. Eskiçağ insanlarının yılanı kutsal saymalarının bir nedeni de, yeraltındaki ölü atalarının ruhlarıyla ilişki kurduğuna ya da onlarla bağlantıda olduğuna dair inanışlarıydı. Niğde Bahçeli yöresindeki kazılarda Geç Neolitik Çağa ait yılan ve beraberindeki tanrı ve ana tanrıça işlemeli vazolar, o dönemler için yılanın kutsal bir varlık olduğunun göstergesi olmuştur.

Sümer uygarlığının en önemli tanrılarından Marduk M.Ö. 4000 yıllarında yanında toprağı simgeleyen yılanla birlikte resmedilmiştir.

M.Ö. 3000 yıllarına ait olduğu sanılan Gılgamış destanında da yılan başroldedir.
Dostunun ölümüyle şaşkına dönen Gılgamış yaşamın ve ölümün gizini bulmaya karar verir. Utnapiştim ona tufanın öyküsünü ve gençliği geri getirecek bitkiyi nerede bulacağını söyler. Gılgamış sonunda otu bulur. Ancak yıkanmak üzere suya girdiğinde yılan gelip otu yer. Gılgamış sudan çıktığında otu yiyen yılanın bıraktığı derisi kalmıştır. Bu nedenle Mezopotamyalılar sık sık deri değiştiren yılanı yaşam gücünün kaynağı olarak kabul etmişlerdir.

Eski Mısırlılar için yılan genelde tanrısal gücü ve saltanatı simgelemesine karşın karanlığın ve kötülüğün habercisi olarak da görülmüştü.

Yunan mitolojisinde iyileştirici tanrıların en ünlüsü Asklepios’tur. Kızı Hygeia sağlığı koruma tanrıçası, diğer kızı Panacea sağlık tanrıçası, oğlu Telesphore iyileşme tanrısıdır. Diğer oğlu Podallirios sağlıkla pek ilgili görünmese de onun oğlu olan Hippocon doktordur ve babamız Hippokrat’ın atası olduğuna inanılır.

Maşallah aile değil hastane….

Asklepios yanında bir tas, bir horoz ve yılanlarla sarılı bir asa taşıyarak resmedilmiştir hep. Tas şifa veren ilaçları yapmakta kullanılırdı, horoz uyanıklığı ve asa da uzun yaşamı simgelerdi. Yılan ise otoritesini ve gücünü arttıran, yeraltı dünyası ve ölülerle ilişki kurabildiğini, onları diriltebildiğini, hastaları iyileştirdiğini anlatan bir figürdü.

Ah, işte o zamanlar doktor olmak varmış, şimdi aynı işi yapsak medyum sıfatını alıp, kendimizi Uğur Dündar’ın hışmından koruyamazdık bile..

Orta Asya mitolojisi ve şaman geleneklerinin zengin sembol dünyası içinde yılan yeraltını ve karanlığı temsil etmektedir. Şaman elbiseleri üzerinde şamana yeraltı yolculuğunda eşlik edecek yılan sembolleri vardır.

Tek tanrılı dinlerdeki genel inanışa göre yılan olumsuzlukların etkeni olan kötü bir yaratıktır İnsanları yasakları çiğnemeye davet eden gerçek bir aldatıcıdır. Birçok hastalığın nedenidir.

X. yüzyıldan itibaren İslamlaşmaya başlayan Türkler, ortaya koydukları sanat ürünlerinde Orta Asya’dan getirdikleri konuları, stil ve sembolleri yaşatmaya devam etmişlerdir. Ejderler eski inanışlar doğrultusunda kale, han saray gibi yapılardan içeriye kötülük, düşman ve hastalık girmesini önleyici bir tılsım olarak kullanılmıştır.

Görüldüğü gibi yılan, eskiçağlardan bu yana süregelen birçok farklı inanışa göre kimi zaman uğurun, mutluluğun, sağlık ve bereketin büyülü bir nedeniyken; kimileri için de acının, kötülüğün, hastalığın işareti ve habercisi sayılmış; cesaretin, zekanın, kurnazlığın, aldatıcılığın ya da güvenirliğin simgesi halini almıştır.

Doktorluk mesleğindeki ikircikli yapı aslında sembol hayvandan geliyor galiba..

Yüzyıllarca süren bu etkilerin doğrultusunda Türk Tıp Tarihinin kurucusu sayılan Prof. Dr. Süheyl Ünver tarafından Çankırı Darüşşifasında bulunan bir taş üzerindeki çifte yılan sembolü; Türk geleneklerini de yansıtması açısından hekimliğin sembolü olarak önerilmiş ve 1937 yılında kabul edilmiştir.

1956 yılında ise Dünya Tıp Cemiyeti iki yılan figürünü Dünya Tıp Birliğinin sembolü olarak benimsemiştir.

İşte size öldürücü olması nedeniyle korkulan, güçlü olduğu için de saygı duyulan ve doğaya ait bir varlığın tüm öyküsü..

Ancak maalesef masalımızın sonunda doktorlar kerevete filan çıkamıyorlar ve gökten yılanın cennetten kaçırdığı yasak elmalar kafalarına düşüyor…

Yazar admin 24th Şubat 2010

Domuz gribi alarmı bitti

Tüm dünyayı salgın alarmına geçiren ve Türkiye’de de ekim ayından ocak başına kadar 600′den fazla kişinin ölümüne neden olan A gribi kış bitmeden sezonu kapattı. Dünya Sağlık Örgütü’nün son olarak A gribi salgınıyla ilgili “İlaç firmalarının başlattığı sahte salgındı” açıklaması yapmasının ardından Sağlık Bakanlığı, A gribi için bünyesinde oluşturduğu kriz merkezini kapattı. Bakanlık, A gribi kriz merk e z i için görevlendirdiği personeli yeniden eski görevlerine gönderdi. Salgın tehdidi ile birçok kişinin ölümüne yol açabileceği ihtimaliyle korunma önlemleri alan ve bu çerçevede hastalıktan korunmak için üretilen A gribi aşısı alan bir çok ülke, hastalığın artık tehdit oluşturmadığı düşüncesiyle aşıları iade etmek için girişimlerini sürdürüyor.

35 MİLYON AŞI

Hastalıktan korunmak için 43 milyon doz aşı sipariş eden ancak bu aşıların sadece 8.4 milyon dozunu teslim alan ve bunun da 4 milyonunu kullanan Türkiye’de bu yönde girişimlerini sürdürüyor. Türkiye henüz teslim almadığı 35 milyon doz aşıyı iade etmek için sipariş verdiği 3 aşı firmasıyla görüşüyor. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Bölümü’nden Prof. Dr. Levent Akın ise bir süre önce SABAH’a Sağlık Bakanlığı’nın ilaç firmalarıyla yaptığı sözleşmeye göre elde kalan aşılar için takas formülünü işletebileceğini açıklamıştı. Prof. Akın, “A Gribi aşısı 2 parçadan oluşuyor. Aktif madde ve sulandırılacak madde var. Sözleşmeye göre aktif madde, Türkiye’de en çok kullanılan aşıyla değiştirebilecek. Örneğin, grip aşısı, karma aşı gibi” demişti.

AŞI OLMUŞTU
Sağlık Bakanı Recep Akdağ güvenilirliği konusunda tartışmalar yaşanan A gribi aşısını kameraların önünde yaptırmıştı.

DÜNYADA 14 BİN 286 İNSANI ÖLDÜRDÜ
Avrupa Birliği Üyesi ülkeler . 2290
Avrupa ülkeleri ve O. Asya . . . 457
Akdeniz ve Ortadoğu. . . . . . . 1450
Afrika . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 116
Kuzey Amerika. . . . . . . . . . . . 3642
Orta Amerika ve Karayipler. . . 237
Güney Amerika . . . . . . . . . . . 3190
Kuzey Doğu ve Güney Asya . 2294
Güney Doğu Asya . . . . . . . . . . 393
Avustralya ve Pasifikler . . . . . . 217

Yazar admin 7th Şubat 2010

Domuz Gribi Bilançosu

domuz-gribi-karikaturlerdeDÜNYADA 15 bin can aldı

• Domuz gribi, Türkiye’de 600’ün üzerinde dünyada 15 bine yakın can aldı.

• H1N1 virüsü tüm dünyada 4.4 trilyon dolara mal oldu. İlaç firmaları kuş gribinden 2.2 trilyon dolar sağlamıştı.

• ABD, salgınların okul ve kreşleri 10-47 milyar dolar zarara uğrattığını bildirdi.

• Küçük İşletmeler Federasyonu domuz gribi yüzünden işe gitmeyenlerin İngiliz bütçesini 2.1 milyon sterlin zarara uğrattığını belirledi.

• Türkiye, 43 milyon doz aşı sipariş etmişti. Aşıların 8.4 milyon dozunu teslim aldı, 4 milyonunu kullandı. 4 milyonunu hibe etmeye çalışıyor. 35 milyon doz aşıyı iade etmek için ilaç firmalarıyla görüşmeler sürüyor.