Arsiv "Genel"
Sağlıksız gıda nasıl anlaşılır?
Herkes marketlerde ve pazarlarda filelerini doldurduğu gıda maddelerini günlük ve sağlıklı olmasına dikkat eder. Ama bazen oldukça sağlıklı görülen gıdalar göründüğü kadar sağlıklı olmaya biliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Cemal Aytaç Ak, etten balığa, meyveden sebzeye her türlü gıda maddesinin sağlıklı olup olmadığını kolayca anlamanın yolları hakkında bilgi verdi.
Meyve ve sebze alırken mevsim meyvelerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Cemal Aytaç Ak, kenarları düzgün, şekilleri standart ve birbirine benzeyen meyve sebzelerin yerine, bozuk şekilli, büyüklü küçüklü ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: Milliyet.
Limon, her derde deva!
Eczacı Nimet Özata, ‘Fitoterapi ve Aromaterapi’ adlı kitabında limonun uçucu yağının, tüm enfeksiyonlarla savaşması için vücudun savunma sistemini uyardığını yazıyor: “Limon yağı, boğaz ağrıları, ağız ülseri, aknede ve dişeti hastalıklarında ya da iltihapların tedavisinde antiseptik, mikrop ve bakteri öldürücü etkisi vardır. Bronşit, nezle, soğuk algınlığı ve gripten kurtulmaya yardım eder. Siğilleri ve uçuk kabarcıklarını yok eder. Kan dolaşımı üzerine tonik etkisi gösterir. Dolaşım yetersizliği, yüksek tansiyon ve varisli damarların tedavisine yardımcı olur. Burun kanaması ve küçük kesiklerin kanamalarını durdurur. Ateş düşürücü, idrar söktürücü ve peklik gidericidir. Yağlı ciltlerin dokusunu sıkılaştırır. Vücuttaki asidi önlediği için, romatizma, artrit ve hazımsızlıktaki asitten kurtarıcı etkisi vardır. Duygusal olarak canlandırıcı etkideki uçucu yağ, depresyonu ve kararsızlığı giderir.”
Kaynak: Milliyet.
Bas Agrısı

Domuz Gribi Turkiye Tarihcesi

*Lütfen baştan, atlamayarak, tam bir şekilde okuyunuz.
H1N1 virüsü altı ay kadar önce küresel bir tehdit haline geldi. Birden bire ortaya çıkmış gibi bir izlenim olmasına karşın, aslında bu virüsün neredeyse yüz yılı aşkın bir geçmişi var.
Domuz Gribi adıyla bilinen salgın hastalıa neden olan virüs, uzun ve karmaşık bir evrim sürecinin sonunda ortaya çıktı. İşte H1N1′in 100 yılı aşkın bir dönemi kapsayan soy ağacı:
1889: Bu yıla kadar insandan insana bulaşarak dolaşan temel grip virüsü H1 ailesindendi. Ancak 1889’da Rusya’da H2 adı verilen yeni bir virüs cinsi türedi ve hızla dünyaya yayılarak 1 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı. Daha sonra bu virüs H1’in yerini aldı. Grip salgınlarında bu tür yer değiştirmeler sıkça rastlanan bir durum.
Dolayısıyla 1889’dan önce doğanlar H1 virüsüne karşı bir derece bağışıklık sahibi. Bu da onlara 1918’deki H1N1 salgınında kısmi koruma sağladı. 1889’dan sonra doğanların ie H1’e karşı hiç bir koruması yoktu.
1918: Patlak veren ‘İspanyol Gribi’ tüm dünyada en az 50 milyon kişiyi öldürdü. Hastalığa, bir tür kuş gribinden insan gribine doğrudan evrilerek ortaya çıkan H1N1 virüsü neden oluyordu. Çoğu kişi hastalığı hafif atlatıyordu ama bazılarında hastalıkla birlikte ciğerlerde enfeksiyonlar ortaya çıkıyordu. Ölümlerin asıl sebebi de buydu. 1889’dan önce doğup H1N1 virüsüne maruz kalanlar, kısmen bağışık oldukları için daha şanslıydı. H1N1 virüsü 1919’dan sonra da insanlarda ve domuzlarda mevsimsel salgınlara yol açtı.
Akciger Kistleri ve Tumorleri

Akciğer kistlerine nerede rastlanır ?
Bunlar genellikle doğuştan beri var olan bozukluklardır ve hava veya sıvı ile dolu olan zarları zayıf torbacıklardan meydana gelmektedir. Bazı akciğer kistleri herhangi bir belirti göstermezken başkaları, ciğerin etrafındaki dokularda baskı yaparak bu dokuların harap olmasına yol açabilir.
Akciğer kistleri enfekte olup apseler meydana gelebilir mi ?
Evet. Bazıları da patlayarak göğüs boşluğuna hava kaçırmasına yol açabilir.
Akciğer kistleri nasıl tedavi edilir ?
Belirti gösteren kistler cerrahî müdahale ile çıkarılmalıdır. Böyle bir ameliyatla kist ve etrafındaki ciğer dokuları alınacaktır. (Segmental reseksiyon)
Akciğer kistlerinin alınması için yapılan ameliyatlar genellikle başarılı olur mu ?
Evet. Bu gibi ameliyatları olan hastaların büyük çoğunluğu kısa bir süre içerisinde tamamen iyileşirler.
———–
Bütün akciğer tümörleri kanserli midir ?
Hayır. Bazen selim tümörlere akciğer adenomlarına rastlansa da habis türleri çok daha fazla görülmektedir.
Selim akciğer tümörlerinin tedavi yöntemleri nedir ?
Ameliyat öncesi selim ve habis tümörler arasında bir ayrım yapılmasına imkân olmadığından selim ve habis tümörlere aynı ameliyat usulleri tatbik edilmektedir.
Akciğer kanseri fazla rastlanan bir durum mudur ?
Evet, özellikle erkeklerde en çok görülen kanser türüdür.
Sigara kullananların kullanmayanlardan fazla akciğer kanseri olma ihtimali var mıdır ?
Şüphesiz evet. Fazla sigara kullananların, kullanmayanlara oranla akciğer kanseri olma ihtimalleri on misli fazla olarak kabul edilmektedir.
Akciğer kanserinin erken görülen belirtileri hangileridir ?
a.İnatçı öksürük.
b.Göğüste sancı.
c.Kan tükürülmesi.
d.Röntgen filmi çekilince akciğerde bir gölgenin belirmesi.
Bir kişide akciğer kanserinin gelişmekte olduğu nasıl anlaşılabilir ?
En iyi usul yılda bir kez göğüs röntgeninin alınmasıdır.
Akciğer kanserinin tedavisi nasıl yapılır ?
Ciğerin hastalanmış kısmının ameliyat usulüyle alınması (lobektomi) veya ciğerin bütünüyle alınması (pnömoektomi)
Akciğerden bir lop ameliyat yoluyla alınmışsa hasta normal şekilde nefes alabilir mi ?
Evet. Ancak yorucu fizikî hareket yapma imkânları azalır.
Bir hasta bütün bir akciğerinin alınmasından (pnömonektomi) sonra rahat nefes alıp normal bir hayat sürdürebilir mi ?
Bu gibi hastalar fazla fizikî hareketler yapmaktan kaçınmalıdırlar. Ancak bunun ötesinde normal bir hayatları olabilir. Kendilerini fazla yormadıkları takdirde nefes alma imkânları normal olur.
Bir akciğerin bir kısmı veya bütün bir akciğer ameliyatla alındığı takdirde göğüs boşluğunun boşalan kısmı nasıl dolar ?
Göğüs duvarı çökmeye yüz tutunca diyafram göğüs içerisinde yükselir ve boş kalan kısım bağ dokusu ile dolar.
Göğüs boşluğuna veya akciğerlere yapılan ameliyatlarda yara izleri çok çirkinleştirici mi olur ?
Göğüsün arkasından önüne uzanan 30 ilâ 35 santim uzunluğunda bir .yara izi kalır. Ancak bu iz genellikle iyileşir ve görünürde yalnız incecik bir çizgi belirtisi kalır.
Bir akciğerden bir lop veya bütün bir akciğer alındığı zaman göğüs boşluğunun şekli bozulur mu ?
Hayır. Böyle bir hasta giyinik olduğu vakit böyle bir ameliyat geçirmiş olduğu katiyen belli olmaz.
Torakoplasti (birçok kaburga kemiklerinin ameliyat yoluyla alınması) ameliyatından sonra göğüs boşluğunda şekil bozukluğu olur mu ?
Hayır. Böyle bir şekil bozukluğu ancak hasta soyunuk olduğu zaman göze çarpar.
Göğüs ameliyatlarında anestezinin rolü önemli midir ?
Evet. Usta bir anestezistin bu gibi ameliyatlarda görevlendirilmesi şarttır.
Bir akciğerin veya bir akciğerin bir kısmının ameliyatla alınması için ne kadar süre hastanede kalınması gereklidir ?
Yaklaşık iki hafta.
Böyle büyük bir ameliyattan sonra hastalar yataktan kaç gün sonra kalkabilirler ?
İki veya üç gün içerisinde.
Aşağıda gösterilen hastalıklarda ameliyattan sonra tamamen iyileşme şansları nedir ?
a.Verem: Mükemmel. Ameliyat olanların büyük çoğunluğu iyileşmektedir.
b.Akciğer kistleri: Mükemmel. Yaklaşık bütün vakalar tam olarak tedavi edilir.
c.Akciğer tümörleri: Selim tümörlerde tamamen iyileşmek imkânları mükemmel olarak kabul edilmektedir. Erken teşhis ve gelişen ameliyat teknikleri sayesinde akciğer kanseri ameliyatlarında da iyileşen hastaların, oranı çok artmıştır.
Akupunktur Ile Sigara Bırakma ve Zayıflama

Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir ?
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir ?
Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir ?
Sigarayı Neden Bırakalım ?
Sigara neden zararlı ?
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur ?
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir ?
Sigarayı bırakma yolları nelerdir ?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadığı tipik kaygı ve sorunlar nelerdir ?
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.
İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin – endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur.
Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Üç gün üst üste 20 dk.lık 3 seans tedavi uygulanır. Toplam 1 saat süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.
Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
%90 – 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.
Akupunktur İle Zayıflama
Bilindiği gibi akupunktur alışkanlık tedavilerinde kullanılır. Kilo verme de beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının değiştirilmesi ile mümkün olduğuna göre, bu yeni alışkanlıkların edinilmesi sırasında, akupunktur hastaya çok büyük kolaylıklar sağlar.
İştahı düzenler ve yemeklere saldırma güdüsünü ortadan kaldırır.
Mide asiditesi kontrol altına alınarak, mide kazınması, yanması gibi sorunlar engellenir.
Düşük kalorili beslenmeden dolayı yaşanabilecek halsizlik önlenir.
Metabolizma hızını düzenler. Akupunkturla tedavi gören hasta, kendi kendine yaptığı diyetlerden daha kolay kilo vermeyi başarır.
Akupunktur tedavisi sırasında, vücutta serotonin ve endorfin seviyeleri artmaktadır. Bu hormonlar diyet yapan kişiye huzur verir, sedasyon sağlar. Böylece diyet yapan kişi, eski yemek yeme zevkinin kısıtlanmasından dolayı huzursuzluk ve tedirginlik yaşamaz.
30-40 kg. fazlası olan hastaların tabii ki uzun bir zaman diyet yapmaları gerekir. Ancak, çoğu insanda böyle bir sabır olmadığı için, her pazartesi başlanan diyetler, her cumartesi sona erer. Böylece sık sık yapılan diyet denemeleri sonucu her geçen günkilo vermek daha da zorlaşır. İşte, bu gibi hastalarda akupunktur inanılmaz başarılar sağlar ve hasta 1 yıla kadar uzanan bir zaman diliminde onlarca kilo verebilir. Hastanın uzun süre diyete dayanabilmesinin nedeni, akupunkturun yarattığı sedatif ve trankilizan etkiden dolayıdır. Ayrıca hasta kilolarının eridiğini gördükçe daha çok motive olup, bu işe dört elle sarılmaktadır.

Yapım; Symmetric Web
Dağıtma; Wordpress